Anladım ki kokoşluk doğuştan gelir
Benim tatlı 17 aylık ak kuzum, annesinin yüzüklerini takıp geziyor, babasıyla gezerken vitrinlerden kendine yüzük seçiyor :)
Ayakkabı tutkumuzda var, özellikle sarı ayakkabılara bayılıyor.
Sabah kalktığında önce "akka"larım diyor :) Nur tanesi...
Minik ayaklarına ayakkabılar alınıyor
Kara kuzum ise kitapları seviyor, kitap istiyor. Bir tanesi...
Kitaplar alınıyor, koltuğa uzanıp bakıyor
Şimdiden belli ne kadar farklı oldukları....
08 Haziran 2009 Pazartesi
KOKOŞUM BENİM
Gönderen azna zaman: 12:36 1 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: alışveriş, meleklerim
29 Mayıs 2009 Cuma
KIZIM
Ağlayarak uyanıyor iki gecedir, sonra da uyumak istemiyor...
Bu sabah işe gitmek için evden çıkarken ben uyanıktı, benden sonra ananesinden istemiş, dışarı çıkmışlar, sokaklarda dolaşmak istemiş, dolaşmışlar, yedek ayakkabısını da torbayla yanına almış...
Beni mi aradı acaba....
Üzülüyorum ve özlüyorum...
Gönderen azna zaman: 15:00 0 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: meleklerim
25 Mayıs 2009 Pazartesi
17 AY

Gönderen azna zaman: 17:07 0 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: meleklerim
06 Şubat 2009 Cuma
13, AY
Gönderen azna zaman: 14:54 0 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: doktor kontrolü, meleklerim
12 Ocak 2009 Pazartesi
DÜNYAYA İKİZ BAKIŞ
Aşağıdaki hikayeyi www.psiko-dan sitesinde gördüm. Çok hoşuma gitti.
"Anne rahmine düşen ikiz kardeşler önceleri her şeyden habersizmiş. Haftalar birbirini izledikçe onlar da gelişmişler. Elleri, ayakları, iç organları oluşmaya başlamış. Bu arada, etraflarında olup biteni fark etmeye başlamışlar. Bulundukları rahat, güvenli yeri tanıdıkça mutlulukları artmış. Birbirlerine hep ayni şeyi söylüyorlarmış: "Anne rahmine düşmemiz, burada yaşamamız ne harika değil mi? Hayat ne güzel şey be kardeşim!"
Büyüdükçe, içinde yaşadıkları dünyayı keşfe koyulmuşlar. Öyle ya, hayatin kaynağı neymiş? İşte bunu araştırırken, karşılarına anneleriyle onları birbirine bağlayan kordon çıkmış. Bu kordon sayesinde, hiçbir zahmet çekmeden, güven içinde beslenip büyütüldüklerini tespit etmişler. "Annemizin şefkati ne kadar büyük! Bize bu kordonla ihtiyacımız olan her şeyi gönderiyor."
Artık aylar birbiri ardınca geçiyor, ikizler hızla buyuyor, diğer bir deyişle "yolun sonu"na yaklaşıyormuş. Bu değişiklikleri hayretle gözlemlerken, bir gün gelip bu güzelim dünyayı terk edeceklerinin işaretlerini almaya başlamışlar. Dokuzuncu aya yaklaştıklarında, bu işaretleri daha kuvvetli hissetmeye başlamışlar. Durumdan telaşlanan ikizlerden birisi diğerine sormuş:
"Neler oluyor? Bütün bunların anlamı nedir"
Öteki daha sakin ve aklı başındaymış. Üstelik, bulundukları bu dünya çoğu zaman ona yetmiyor; duyguları daha geniş bir alemi arzuluyormuş. O cevap vermiş: "Bütün bunlar, bu dünyada daha fazla kalamayacağız anlamına geliyor."
Ve eklemiş: "Buradaki hayatımızın sonuna yaklaşıyoruz."
"Ama ben gitmek istemiyorum" diye haykırmış kardeşi. "Hep burada kalmak istiyorum." "Elimizden gelen bir şey yok. Hem, belki doğumdan sonra hayat vardır." "
Bize hayat veren o kordon kesildikten sonra bu nasıl mümkün olabilir ki?" diye cevaplamış öteki.
"Bize hayat veren kordon kesilirse nasıl hayatta kalabiliriz, söyler misin bana? Hem, bak bizden önce başkaları da buraya gelmiş ve sonra da gitmişler. Hiçbirisi geri gelmemiş ki bize doğumdan sonra hayat olduğunu söylesin. Hayır, bu her şeyin sonu olacak." Bütün bunları söyledikten sonra eklemiş:
"Hem, belki de anne diye bir şey de yok!"
"Olmak zorunda" diye itiraz etmiş kardeşi. "Buraya başka türlü nasıl gelmiş olabiliriz, nasıl hayatta kalabiliriz ki?"
"Sen hiç anneni gördün mu?" diye üstelemiş öteki. "O belki de sadece zihinlerimizde var. Bir annemiz olduğu düşüncesi bizi rahatlattığı için onu belki de biz uydurduk."
Böylece, anne rahmindeki son günleri derin sorgulamalar ve tartışmalarla geçmiş. Sonunda doğum anı gelmiş çatmış. İkizler dünyalarını terk ettiklerinde gözlerini başka bir dünyaya açmışlar ve sevinçten ağlamaya başlamışlar.
Çünkü gördükleri manzara hayallerinin bile ötesindeymiş.
(Anthony de Mello'dan) "
Gönderen azna zaman: 13:34 0 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
09 Ocak 2009 Cuma
İLK DOĞUMGÜNÜ
Gönderen azna zaman: 10:49 2 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: meleklerim
02 Ocak 2009 Cuma
KÖTÜ BİR GÜN
2008in son gecesi kötü bir gece oldu benim için.
Kara kuzum alt değiştirme masasından düştü.
Tutamadım...
Islak mendil almak için bir saniyeliğine arkamı dönmüştüm ki kendi etrafında dönüp yere uçtu, yüz üstü düştü.
Allahıma şükür bir şey olmadı. Yüzünün sol yanını çarpmış, elmacık kemiği ile alnı morardı. Başka bir şeyi yok, iki gündür gayet iyi.
Ödümüz patladı tabii, onun da benim de...
Allahım bir daha gösterme bu üzüntüyü bize. 2009 hepimize yalnızca mutluluk, sağlık ve huzur getirsin
Gönderen azna zaman: 09:11 1 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: meleklerim


